Cildimiz yaşımızın aynası!

Kişisel ve genetik farklılıklar, beslenme, spor ve yaşam tarzı gibi etkenler yaşlanma sürecini etkiler. Yaşlandıkça hücrelerimiz de yavaşlar, kolajen ve elastine üretimi azalır ve ciltte kırışıklık ve sarkma oluşur. Bu nedenle özellikle 45 yaşından sonra cildimiz daha fazla bakıma ihtiyaç duyar.

Cildimizin gençliğinin, parlaklığının ve diriliğinin devam etmesi için onu bir ağ gibi sarıp sarmalayan, sıkılık, esneklik, uyum kabiliyeti ve sağlamlık veren kolajen ile elastine ihtiyacı vardır. Bu ayki yazımda, yaşımızı ele veren organlarımızı ve tedavi etmek için neler yapılması gerektiğini anlatacağım.

Yüz, göz çevresi, çene, dirsek, diz kapakları ile boynumuzu da içine alan dekolte bölgesi ve ellerimiz, yaşımızı ele veren bölgelerdir. Yaşın ilerlemesine bağlı olarak, zaman içinde cildin kaybettiği nemle gerginliği de azalır ve ince kırışıklık dediğimiz çizgilenmeler başlar. Sık kilo alıp verme, genetik faktörler, sigara kullanımı, sıkça güneşe maruz kalma gibi etkenler, yaşlılığa bağlı olarak oluşan kırışıklıkların daha da derinleşmesine ve ciltte sarkmalar oluşmasına zemin hazırlar. Özellikle baskın bir şekilde mimik kullananların göz çevresinde kazayağı adını verdiğimiz, alın bölgesinde ve dudak kenarlarında oluşan ince kırışıklıklar, yaş almaya paralel olarak derinleşir.

Kırışıklıklarla mücadelede eskiden genel anestezi ile yapılan zorlu ameliyatlar yerine artık, yara izi, morarma, kanama yapmayan ameliyatsız uygulamaları sıklıkla tercih ediyoruz. Günümüz teknolojisiyle uzun süre istirahat gerektirmeyen, ağrı ve şişlik oluşturmayan bu operasyonlar her geçen gün daha da öne çıkıyor.

Endolift lazer Ağı, botoks, dolgu, kök hücre ve yağ enjeksiyonları, PRP, Scarlet-S ve Clear + Brilliant Fraksiyonel gibi anti aging için yapılan lazer uygulamalarıyla anestezi almadan kırışıklıkları yok etmek artık çok kolay. Bu uygulamalar sayesinde cildin derinliklerine ulaşıp, cilt hücrelerini yeniden aktive ederek, cildin kalınlaşıp sıkılaştırılması sağlanıyor.
 
Yaşınızı ele veren bölgelerdeki kırışıklar için 7 etkili çözüm!
 

1. Endolift Lazer Ağı
Gıdı, boyun, dirsekleriniz, şort ve etek giydiğinizde görünen diz kapaklarınızdaki sarkmalar sizi rahatsız ediyorsa, ameliyatsız, yara izi, morluk, ödem olmadan tek seansta kalıcı çözüm sunan Endolift Lazer Ağı ile hızlı sonuç alabilirsiniz.

Uygulama yöntemi: Saç teli inceliğine sahip bu teknoloji ile direkt cildin altına ısı vererek yarım saatte, acı, ağrı, morarma, kesi ve dikiş olmadan tek seferde istenilen sonuca ulaşılıyor. İstenilen uzunlukta, derinlikte ve şiddette ısı cildin alt tabakasına ulaştırılıyor.  Üst göz kapağı düşüklükleri, göz torbaları, cilt kırışıklıkları, üst dudak çizgileri, boyun kırışıklıkları ve dekolte bölgesindeki kırışıklık sorunlarına hızlı ve güvenli çözüm sağlıyor.
 
2. Botoks ve Dolgu Tedavisi
Yaş ilerlemesiyle birlikte sıkılığını ve nemini kaybeden ciltlerde ortaya çıkan kırışıklıklar ile derin çizgilerin giderilmesinde kullanılan botoks ve dolgu uygulamaları, en sık başvurulan tedavi yöntemlerindendir.

Uygulama yöntemi: Küçük iğnelerle az miktarda istenilen bölgeye enjekte edilen botoks, kaslara giden sinir dürtülerini belli bir süre için bloke ederek kası rahatlatır ve cildin kendiliğinden gerginleşmesini, kırışıkların yok olmasını sağlar.

Etkileri: Botoks tedavisi, alın çizgilerinin yumuşatılmasında, kas çatma çizgilerinin gevşetilmesinde, gözün etrafında bulunan kaz ayakları tedavisinde, mimik kırışıklarının giderilmesinde, üst dudak çizgilerinde ve boyun çizgilerinde uygulanır.

Uygun çatıya sahip ciltlerde uygulanacak dolgu tedavisiyle de cildimizde oluşan kırışık ile çizgilenmeleri azaltmak, su tutulumunu arttırarak cilde daha dolgun ve genç görünüm vermek mümkündür. Dolgu ile en çok tedavi edilen bölgeler arasında burun ve ağız çevresindeki oluklar, dudak kenarlarından aşağıya inen çizgiler ve dudak üstündeki mimik çizgileri yer almaktadır.
 
3. Kök hücre uygulaması
Kök Hücre uygulaması ile yaş ilerledikçe kaybedilen hücreler tekrar yerine konduğu için cilt 8- 10 yıl önceki haline dönebiliyor. Yüz, boyun ve dekolte bölgesi ile el, dirsek ve diz kapağı gençleştirilmesine yönelik işlemlerde çok başarılı sonuçlar veriyor.

Uygulama yöntemi: Vücudunuzdan aldığımız çok az miktardaki yağı özel olarak laboratuvar ortamında kök hücreden zengin sıvı haline getirip cildinize uygulayarak kendi hücrelerinizle gençleşmenizi sağlayabiliyoruz. Tek seansta sorunlu bölgede, alerji, reddedilme ve yabancı madde reaksiyonu riski taşımadan yapılan bu işlemle yıllar önceki parıltılı ve duru cildinize kavuşabiliyorsunuz.
 
4. Yağ Enjeksiyonu
Yağ enjeksiyonu, yüzün yanı sıra yaşımızı en çok ele veren ellerin gençleştirilmesinde de etkili bir yöntemdir. Bu uygulama, kişinin kendi vücudundan alınan yağların, birtakım işlemlerden geçirilerek saflaştırılması sonrasında aynı hastanın başka bir bölgesine özel kanüller aracılığıyla verilmesi işlemidir.

Uygulama yöntemi: Uygun şekilde alınıp, saflaştırılan yağ hücreleri, özel teknikler ile vücuttaki her bölgeye enjekte edilerek yaşatılabilir. Yağ enjeksiyonları bilinenin aksine, sadece dolgu amaçlı kullanılmamaktadır. Yağ dokusunun erişkin tip kök hücreler açısından vücuttaki en zengin kaynaktır ve bu kök hücreler verildikleri yerde eksik olan hücre tipine dönüşüp onarım faaliyetlerinde bulunmaktadırlar. Alınan yağ hücreleri belli işlemlerden geçirilerek saflaştırılır ve kök hücre oranları artırılır.
 
5. PRP Tedavisi
PRP, “Platelet Rich Plasma yani platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması” adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidir. Platelet ya da trombosit denilen hücrelerin içlerindeki granüller çok sayıda büyüme faktörü içermektedir. Bu büyüme faktörleri, kolajen sentezleyen hücrelerden, cildin yenilenmesini sağlayan hücrelere kadar pek çok hücrenin aktive edilmesini ve enjeksiyon yapılan bölgeye göç etmesini sağlar. Böylece dokulardaki hasarın ya da yaşlanmanın etkileri yok edilerek, doğal büyüme faktörleri istenen bölgeye ulaşmış olur. PRP, hem kendi kanınızdan üretilir hem de uygulanan bölgedeki deri yaşlanmasına karşı geri sayım başlatan biyolojik bir süreci tetikler. Yani sadece iyileştirmez aynı zamanda savunması zayıflamış, zamanın veya çevrenin yıpratıcı etkilerine karşı savaşmada yenik düşmüş bölgeye destek vermiş olur.
 
6. Scarlet-S 
Fraksiyonel mikroiğneler, cildin altına inerken cilt yüzeyini uyararak doğal iyileşme süreci başlatırlar. Buna bağlı olarak cildin üst tabakasındaki hücre gelişim faktörleri harekete geçerler ve lifting, ciltteki ton farklılıkları, lekeler ve ince kırışıklıkların tedavisini mümkün kılarlar.

Uygulama yöntemi: 3,5 mm’ye kadar cilt derinliğine inebilen ve geçtiği bölgenin tamamında aynı termal etkiyi yaratan Fraksiyonel Mikroiğneler bu bölgede kontrollü hasar oluşturarak kolajen liflerini uyarırlar. Bu uygulama ile tamamen doğal bir yenilenme, toparlanma ve sıkılaşma etkisi süratle fark edilir.
 
7. Clear + Brilliant Fraksiyonel Lazer Teknolojisi
Clear + Brilliant, mekanizması tamamen koruma ve devamlı bakım esasına dayanmaktadır. Yaşlanmayı geciktiren ve yaşlanmanın ilk belirtilerini ortadan kaldırmayı hedefleyen fraksiyonel lazer uygulamasıdır. Fraksiyonel Lazer uyguladığımız bölgede kontrollü hasar oluşturarak kolajen liflerini uyarırız.

About modabukucu

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Kış aylarında alevlenen 7 cilt hastalığı

Mevsimin değişmesiyle birlikte güneşin tesirinin azalması, havanın soğuması, rüzgar, kapalı ortamlarda daha çok vakit geçirme ve uzun sıcak ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir